Haberler

“Sıfır Kaza ve Emisyon” Otonom Araçlarla Mümkün

Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı-IAEC’17, Dünya otomotiv endüstrisinin uzmanlarını İstanbul’da bir araya getirdi. OİB, OSD, OTEP, TAYSAD’ın Amerikan Otomotiv Mühendisleri Derneği (SAE) ile birlikte gerçekleştirdiği konferansta otomotiv dünyasının geleceği ele alındı.

General Motors’un Elektrik ve Kontrol Sistemleri Araştırma Laboratuvarı Direktörü Dr. Cem Saraydar, tüm dünyada otomotiv sektöründe sıfır kaza, trafik ve emisyon için güçlü bir dönüşümün yaşandığına dikkat çekti. Saraydar, bir rüyanın gerçekleşmesine yaklaşıldığına vurgu yaparak, “Bunun için bağlantı, otonom, elektrik ve paylaşım unsurları öne çıkıyor” diye konuştu.

Otomotiv stratejisti ve Strategy& şirketi ortağı Jörg Krings ise değişen dünya otomotiv pazarında, Türkiye’nin dijital servisler, yazılım, teknoloji, paylaşım gibi konularda fırsatlar yakalayabileceğine dikkat çekti.

Multiphysics Energy Solutions (MES) Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Pekşen ise Almanya’nın 2050 yılına dek ulaşımda yüzde 40 enerji tasarrufu sağlamayı hedeflediğinin altını çizdi. Sadece hidrojen yakıt teknolojilerine ayrılan rakamın 161 milyon Euro olduğunu anımsatan Pekşen, “Ülke genelinde 2023’e dek 400 adet hidrojen yakıt doldurma ünitesi kurulacak.” dedi.

Dünya Otomotiv Sanayiine Yön Verenler İstanbul’da
2. Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı (IAEC’17) İstanbul’da gerçekleştirildi. 11 yıldan bu yana Türkiye ihracatının lideri konumunda olan otomotiv sanayiinde, mühendislik faaliyetlerinin ve üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen “IAEC’17”de, otonom ve elektrikli araçlar, akıllı şehirler gibi geleceğin dünyasını şekillendirecek birçok konuda panel ve konuşmalar yapıldı.

Yerli ve yabancı sektör temsilcilerini buluşturan konferans, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB)’nin desteği; Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Teknoloji Platformu (OTEP) ve Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ortaklığında; Amerikan Otomotiv Mühendisleri Derneği (SAE International) işbirliğinde hayat buldu.

IAEC’17’nin Başkanı Prof. Dr. Mustafa İlhan Gökler, hedeflerinin Türk otomotiv sektöründe daha yetkin mühendisler yetişmesi için yol göstericilik olduğunu söyledi. Gökler bir sonraki IAEC için tarih de verdi, “1-2 Kasım” dedi.

Sıfır Kaza ve Emisyon için Gereken Dört Unsur
Konferansta iki gün boyunca, “Gelecekte Hareketlilik” teması işlendi. Konferansın en dikkat çekici konusu, otonom araçlar oldu. Otonom araçların tüm dünyada çevre, güvenlik ve maliyet gibi alanlarda çözüm olarak öne çıktığı vurgulandı. Bu araçların 2050 yılında 7 trilyon dolarlık bir ekonomi yaratacağı beklentisi dile getirildi.

Konferansa ABD’den katılan dünyanın en büyük otomotiv şirketlerinden General Motors’un Elektrik ve Kontrol Sistemleri Araştırma Laboratuvarı Direktörü Dr. Cem Saraydar, “Otomotiv sektöründe sıfır kaza, sıfır trafik ve sıfır emisyon için güçlü bir dönüşüm yaşanıyor.” dedi. Bunun büyük bir rüya olduğunu söyleyen Saraydar sözlerini “Ancak gerçek olabilir. Dört ana unsur olarak; bağlantılı, otonom, elektrik ve paylaşım özellikleri ön plana çıkıyor” diye sürdürdü.

Dr. Cem Saraydar, geleceğin araçlarının özelliklerini de sıraladı: “Dünya genelinde çevreye duyarlı ve verimli araçlara talep arttı. Bu da sektörde değişimi beraberinde getirdi. Sıfır kaza, emisyon ve trafik için en önemli unsurlardan biri olan otonom araçların algılamaları konusunda önemli teknolojiler geliştiriliyor.” dedi. Otonom araçlarda yazılımın başı çektiğine vurgu yapan Saraydar, sensör, radar ve kamera gibi çok sayıda teknolojinin taşıtlara entegre edildiğini söyledi.

Northeastern Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Taşkın Padır ise sektörün insan-otonom araç etkileşimi üzerinde çalıştığına değindi. Sözlerini şu örnekle açıkladı: “Örneğin otonom aracınız gitmesi gereken rota yerine birden bire başka bir yöne doğru gitmeye başladı. Sürücü olarak, neden böyle olduğunu bilmek isteriz, değil mi?”.

“Otonom araçlar sürücüyle iletişim kurabilecek mi?” diye soran Padır, bu sorunun yanıtının da sektörün gündem maddeleri arasında yer aldığına dikkat çekti.

Almanya’da 5 Yılda 400 Hidrojen Yakıt Doldurma İstasyonu Kurulacak
“Gelecekte Elektrikli Araçlar” başlıklı panelde konuşan FEV Elektronik ve Elektrifikasyon Başkan Yardımcısı Dr. Thomas Hülshorst, geri dönüşüm amacıyla elektrikli araçların bataryalarını sabit kullanım için birleştirmeye çalıştıklarını söyledi. Konunun şu an için araştırma aşamasında olduğunu ifade eden Hülshorst, yeni nesil batarya hücreleriyle bataryanın ağırlığının düşürmenin mümkün olduğunu da belirtti. Yüksek verimlilik ve düşük gürültülü bir tasarım hedeflediklerinin altını çizen başkan yardımcısı, şirketlerin entegre konsepte odaklandığını da kaydetti.

Multiphysics Energy Solutions (MES) Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Pekşen ise Almanya’nın yeni teknoloji hedeflerini anlattı. Almanya için yeni yakıt teknolojilerine yönelik araştırmaların büyük önem taşıdığına vurgu yapan Pekşen, temel hedefin 2050’ye dek ulaşımda %40 enerji tasarrufu yakalamak olduğunu belirtti. Multiphysics Energy Solutions (MES) Genel Müdürü Prof. Dr. Pekşen, “Yalnızca hidrojen yakıt teknolojilerine ayrılan rakam 161 milyon Euro. Ülke genelinde 2023’e kadar 400 adet hidrojen yakıt doldurma ünitesi hedefleniyor.” diye konuştu.

Türkiye Teknoloji, Yazılım ve Dijital Servisler’de Fırsatlar Yakalayabilir
Otomotiv stratejisti ve Strategy& ortağı Jörg Krings “Gelecekte Hareketlilik” konulu konuşmasında, uçan araba fikrine yaklaşıldığını ifade etti. “Otomotiv sektöründe, konvansiyonel teknolojiler ‘hareketlilik’ felsefesiyle birlikte yerini uçan araçlara bırakacak.” diyen Krings, tüm endüstrinin bu gelişmeleri göz önünde bulundurması gerektiğini sözlerine ekledi. Tam otonom araçların 2028 yılından itibaren daha yaygın olacağına da işaret eden stratejist, 2025’te, ABD, AB ve Çin’de 450 milyon aracın hepsinin birbiri ile bağlantılı olmasının beklendiğini söyledi. Jörg Krings, otonomun da aralarında bulunduğu dört ana unsur sayesinde, endüstrinin daha çevreci, hesaplı ve verimli hale geleceğini ifade etti. Yakıt teknolojileri konusuna da değinen Krings, 2030’a gelindiğinde satılan yeni araçların çok büyük bir kısmının elektrikli ve hibrit olacağını ön gördü. Krings, Türkiye için de bir fırsata dikkat çekti. “Değişen ekosistemde dijital servisler, yazılım, teknoloji, paylaşım gibi konularda Türkiye için pazar fırsatları olabilir.” dedi.

Paylaşım, Araç Sahibi Olmaktan Daha Önemli
SAE Avrupa Operasyonları Direktörü Murat Doğru, otomotiv sektöründe dönüşümü ele alan bir konuşma yaptı. Doğru, trafik kazalarında her yıl dünyada 1,3 milyon kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. “Bu nedenle geleceğin araçlarında güvenlik daha fazla olacak.” diyen Doğru, artık araçların birbiriyle konuştuğunu hatırlattı. Başta hız olmak üzere bilgilerin diğer araçlara aktarıldığını ve böylece güvenliğin sağlandığını ifade eden SAE Avrupa Operasyonları Direktörü Doğru, öte yandan araç sahibi olmak yerine paylaşımın daha önemli hale geldiğini söyledi.

Ertrac Başkanı Dr. Stephan Neugebauer, “Gelecekte Taşımacılık” başlıklı konuşmasında geleceğin otomotiv dünyasını Türk iş ortaklarıyla birlikte şekillendirmeyi istediklerini ifade etti. Taşımacılıktaki karbon salınımı oranının 2050’ye dek yüzde 60 azaltılmasının hedeflendiğini söyleyen Neugebauer, “İçten yanmalı motorlar hep olacak ama en çok hangi yakıt olacak, gaz, hidrojen?” diye sordu. Ertrac Başkanı, şehir içinde elektriğin, şehir dışında verimli, çevreye dost içten yanmalı motorların tercih edilebileceğini söyledi. Hibritin aynı şekilde çok yaygın olacağı öngörüsünde bulunan Neugebauer, güç aktarma konusunda genel trendin bu yönde olduğunu ifade etti. “Bu duruma bir de dijitalleşme ekleyin.” diyen Neugebauer, dijitalleşmenin, otonom sürüşten daha fazlası olacağını söyledi. Neugebauer, “Altyapı, sensör, GSM operatörleri, veri hizmetleri, yazılımlar gibi başlıkları Türk iş ortaklarımızla devam ettirmeyi isteriz” diye konuştu.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu